Menu
TR ENG

Helva-i Hakani

Osmanlı Saray Mutfağı’nda 15. yüzyıldan 18.yüzyıla kadar yapılagelen bu helvanın ismi, “Helvaların Hakanı“ veya “Hakanlara Lâyık Helva” anlamına gelmektedir. Özelliği şerbetinin ballı ve kaymaklı olmasıdır. Aşağıdaki bilgiler, Osmanlı mutfak kültürüyle ilgili kültürümüze değerli bir eser kazandıran Marianna Yerasimos’un “500 Yıllık Osmanlı Mutfağı” adlı kitabından alınmıştır:

 

Malzemeler: Helvası için: ½ su bardağı un (75 gr) ½ su bardağı buğday nişastası (50 gr) ½ su bardağı pirinç unu (60 gr) 125 gr tereyağı

Şerbeti için: 300 gr bal veya 2 su bardağı şeker 125 gr çiğ badem 150 gr kaymak 3 su bardağı süt

Yapılışı: Bademler sıcak suda biraz bekletilip kabukları soyulur. Birkaç badem, süs için ayrılır. Gerisi havanda iyice dövülür. Derin bir kapta, üç çeşit un iyice karıştırılır. Şerbeti için süt kaynatılıp bal eklenir. Bir kenarda sıcak tutulur. Isıtılmış tereyağında üç çeşit un biraz kavrulur. Tencere tekrar ateşe oturtulur ve bu ”çamur kitlesi” tahta kaşıkla karıştırmaya başlanır. Bademler eklenir ve karışım koyulaşana kadar, kısık ateşte, yaklaşık 30 dakika, kavurmaya devam edilir. Unların ve bademlerin rengi dönünce, ateş iyice kısılır ve ballı ya da şekerli şerbet, helvaya tahta kaşıkla kuvvetlice çevirmek sureti ile yedirilir. Bu işlem helva sütü çekene ve tencereye yapışmış olan helva kendini bırakana kadar devam eder. Helva, çok kısık ateşte, 10-15 dakika demlenmeye bırakılır. Ocağın altı kapatılır. Ardından, bulgur görünümüne gelene kadar tekrar iyice karıştırılır. Kaymak parçalanarak henüz sıcak olan helvanın üzerine yerleştirilir. Helva bir kez daha altüst edilir ve servis tabağına boşaltılır. Soyulmuş bademlerle süslenir. Arzuya göre gülsuyu ya da çiçek suyu veya tarçın serpiştirilerek servis edilir. İsteğe göre, kaymak, helvaya katılmayıp, servis esnasında, yanında da ikram edilebilir.